Sadece Kamu Alımlarında Mı Elektronik İhaleye İhtiyaç Var ?

Kamu alımlarıyla ilgileniyorsanız, mutlaka duymuşunuzdur. EKAP, Elektronik Kamu Alımları Plafformu, yani elektronik ihale altyapısı. Planlanma ve yapım aşaması yıllardır devam eden, e-ihale sistemi, bu yıl eylül ayında kısmen devreye alındı. 
 
Artık, devlet ihaleleri internet üzerinden gerçekleştiriyor zannedilmesin, henüz sadece ihaleleri ve şartnameleri görebiliyoruz. Kamu tarafından yapılan tüm ihaleler, EKAP üzerinden her gün yayınlanmakta ve araştırılabilmektedir. Ayrıca, bildiğiniz bir ihalenin yine tüm dokümanlarını (idari ve teknik şartnameler, sözleşme taslağı vb…) platform üzerinden bulup, bilgisayarınıza indirebiliyorsunuz. 1 Aralık’tan itibaren ise eğer elektronik yada mobil imzanız (e-imza, m-imza) varsa bu şartnameleri satın alabiliyorsunuz. Bu sayede, artık şartname görebilmek için kuruma gitmenize gerek kalmadı. 
 
Sistemden faydalanabilmeniz için ortalama bir internet kullanıcısı olmanız, sürekli açılan pencerelerle, karışık menülerle alışık olmalısınız. Özellikle tek tek saydığım için söyleyebilirim 10’dan fazla adımdan sonra şartnamelere ulaşabiliyor ve bilgisayarınıza indirebiliyorsunuz. Bununla birlikte kamu ihalelerini yayınlayan ve hatta şartnameleri de kolayca indirmenizi sağlayan çeşitli internet portalları mevcut. Bu siteleri de kullanarak, kolayca ihalelere ulaşabilir, arşivleyebilir ve birkaç işlemde şartnameleri indirebilirsiniz. Artık internet çağında yaşadığımız için bilgiye erişmek için her zaman alternatifler ve kolaylıklar bulmak şaşırtıcı değil. 
Sistem geliştirilmeye devam ediliyor. Kamu İhale Kurumu tarafından yapılan açıklamaya göre 2011’de tamamen internet ortamında ihale yapılması mümkün olacak. 
 
Umarım gerçekten, en azından deneme amaçlı da olsa elektronik ihaleler gerçekleştirilmeye başlanır. 
Peki neden elektronik ihale?
Cevabı aslında hepimiz biliyoruz.
 
Rekabetin daha şeffaf, süreçlerin daha hızlı, alımların daha ekonomik olması...
 
Bilgisayarlarımızın ekranlarının artık sadece bir ekran olmadığı, dünyaya açılan birer pencere olduğu günümüzde elektronik ihaleye sadece kamunun mu ihtiyacı var? 
 
Dünyada kim ne satıyor, interneti kullanarak kolayca görebiliyoruz.
Ya, kimin ne almak istediğini görebiliyor muyuz? Hayır. 
 
Mantık basit, devlet ne almak istediğini kamuya açık bir portaldan açıklayarak, daha şeffaf ve daha rekabetçi bir şekilde alım yaparak, tasarruf yapmak istiyor. 
 
Bildiğiniz üzere internet adreslerindeki “gov” kelimesi adresin kamu kurumlarına/hizmetlerine ait olduğunu belirtiyor. Aynı şekilde “com” da ticari amaçlı/özel müteşebbislere ilişkin adresler anlamına geliyor. Ülkemizde “ihale.gov.tr” internet adresi varken, artık “ihale.com.tr” adresinin zamanı gelmedi mi. 
 
Hepimiz her gün aradığımız bir ürün yada hizmet için interneti kullanıyoruz.
Ürün yada hizmetlerimizi satmak için kimin ne almak istediğini bilmek artık internet ile birlikte mümkün olacaktır.
 
Dünyada olduğu gibi ülkemizde de elektronik ticaret her gün daha da büyümekte ve daha çok kullanıcı tarafından kullanılmaktadır. 
Fakat, gelişen e-ticaret daha çok B2C olarak kodlandırılan “şirketlerden son kullanıcıya “yöneliktir. Yani çoğunlukla ve belli ürün gruplarının, ihtiyaç sahibi gerçek yada tüzel kişiler tarafından satın alınmasına yöneliktir. 
 
Son bir yılı aşkın bir süredir ise dünyada ve paralel olarak ülkemizde de hızla gelişen bir yeni bir trend daha çıktı. Bu da atıl durumdaki stokların yada talebi az olan hizmetlerin, indirimli bir şekilde arz edilmesiyle birlikte, talep yaratılması. Daha çok hizmet sektörü ağırlıklı olmakla birlikte fiziksel ürünler de bu şekilde tüketiciye sunulabilmektedir. 
 
Bu yazının bir internet yazısı olmamasına özen göstermeye çalışarak ve konuyu iş dünyasına getirerek bağlamak istiyorum. Ülkemizde artık internet bağlantısı olmayan aktif şirket sayısı yok denecek kadar azalmış durumda, bazı internet sağlayıcısı şirketlerin reklam kampanyalarında, her şeyin mümkün olabileceğine dair vurguları da bunu desteklemektedir. 
 
Dünyada ve ülkemizde gerçekleşen e-ticaret içinde önümüzdeki trend B2B yani “şirketler arası ticaret”  olacaktır.
Kimin ne sattığını görebiliyoruz, gelecekte artık kimin ne satın almak istediğini de görebileceğiz ve teklif verebileceğiz.
 
Şimdiden kendimizi buna göre konumlandırmalıyız. 
 
Kısa bir fıkrayla bağlamak isterim. İki iş adamı ormanda dolaşırken bir aslan görmüşler. Biri hemen çantasından spor ayakkabılarını çıkarmış. Öteki, boşuna uğraşma aslandan hızlı koşamazsın diyince, spor ayakkabılarını giyen hemen cevabı vermiş, “Senden hızlı koşsam yeter”
 
Levent B. ERİBOL