Kurumsal Ticaretin Bugünü ve Yarını

İnternette yaptığınız bireysel alışverişler kolaydır.
 
Çünkü, çok fazla düşünmenize gerek yoktur.
 
Bir ürün almak istediğinizde, internet sitesini bulur, ürünü seçer, ödemeyi yapar ve ürünü satın alırsınız. Ürün adresinize gönderilir. Alış verişi yapabilmeniz için her şey parmaklarınızın ucundadır.
 
Peki iş dünyasındaki alışverişler de bu kadar kolay mıdır?
 
Kağıt üstünde evet.
 
Teknik olarak bir ürünü (yada hizmeti) üretir, en uygun şekilde fiyatlandırır ve satarsınız. Sonrasında nakit giriş çıkışını yönetir ve işinizi büyütmek için bu işlemlere devam edersiniz.
 
Fiilen durum böyle midir.
 
Ana başlıklar olarak böyle olmakla birlikte, her bir adım için onlarca farklı işle uğraşmanız gerekmektedir.
 
Tedarik süreçleri, pazarlama faaliyetleri, satış, nakit akışının yönetimi gibi çoğu zaman birbirleriyle entegre olmayan (ama bağlantılı) işleri her gün yönetmemiz gerekmektedir.
 
Bilgisayarların ve iş yazılımlarının gelişmesi ile birlikte artık tedarik, müşteri yönetimi, finans, nakit yönetimi gibi şirket içindeki birçok işlem çevrim içi (online) yada çevrimdışı (offline) sistemlerle gerçekleştirilebilmektedir.
 
Fakat, tedarikçiler, müşteriler, çözüm ortakları gibi başka firmalarla yürüyen şirketler arası işlemler için hala eski sistemleri kullanmaktayız.
 
Hala, bireylere dayalı, teknolojinin etkin kullanılmadığı, telefonların, faksların, en fazla e-postaların kullanıldığı, kağıtların her yerde dolaştığı sistemler.
 
Yapılan araştırmalara, gelişmiş ekonomilerde dahi halen işlemlerin %85’inin kağıt üzerinde (yani daha uzun sürede, daha yüksek maliyetle) yürüdüğü gözlenmiştir.
 
Aklınıza “O kadar bilgisayar ve yazılımı neden satın alıyoruz, onlar bu işleri yapmıyorlar mı” sorusu gelebilir.
 
Evet; Onlar ne işe yarıyor ?
 
Bunun cevabı için teknolojinin gelişimine bakmakta fayda var.
 
80’lerden sonra hayatımıza giren bilgisayarlar, günümüzde artık hayatımızın her alanındalar.
Hatırlatmakta fayda var. Bu cihazlar, doğru yazılımlar olmadıktan sonra boş birer kutudur.
 
Hali hazırda kullandığımız yazılımların tamamına yakını şirketinizin duvarları içindeki işlemleri yürütmek üzere tasarlanmış teknolojilerdir.
Duvarların dışına çıktığınızda tek başınasınız.
 
Ülkemizde biraz daha geç olmakla birlikte, dünyada bilgisayarların iş dünyasında etkin olarak sahneye çıkmaları 1980’lerin başında gerçekleşti. O günlerde hedef, kritik işlerde çalışanların işlerini bilgisayar destekli gerçekleştirebilmeleriydi. Çeşitli ofis programları, iş uygulamaları bu tarihlerde geliştirilmeye başlandı. Bununla beraber, bilgi ve belgeler yine kağıt üzerinde yada disketler ile paylaşılabilmekteydi.
 
90’larla birlikte yerel ağlar ve internet kavramıyla tanıştık. Artık şirket içinde bilgisayarlar birbirleri ile konuşabiliyorlardı.
 
2000’li yılların başlaması ile internet artık hayatımızın vazgeçilmez bir unsuruydu. Fakat şirketlerin diğer şirketlerle olan ilişkileri hala insana dayalıydı.
 
Daha henüz başında olduğumuz 2010’ların yeni trendi ise şirketlerin birbirleriyle olan ilişkilerinin teknolojiyle buluşturulması olacaktır.
 
Bunun da yolu, bulut yapılardan geçiyor.
Bulutu bir araya gelmiş birçok ağ olarak düşünebilirsiniz. Bu sayede, kendi içlerinde bir ağa sahip olan şirketler ağlarını birbirleri ile konuşturabileceklerdir.
 
Bu kadar basit mi? Bir bulutla işler daha hızlı ve daha verimli olacak mı?
 
Karmaşık bir yöntem bekleyenler için üzücü haber.
 
Cevap, tek kelimeyle evet.
 
Şirketler arası ilişkiler hala zor ve hala karmaşık ve ilişkileri geliştirmek hala yüksek maliyetler gerektiriyor. Çünkü tüm bu faaliyetler kapalı ve insana dayalı.
 
Ama artık öyle olmayacak.
 
Daha hızlı, kolay ve ekonomik çözümler için artık teknolojinin buraya da girmesi gerekiyor.
 
Bulut yapıları bünyelerinde barındırdığı teknoloji platformuyla firmaların mevcut yada potansiyel iş ortaklarıyla hızlı ve kolay bir şekilde bağlantı kurmalarını sağlayacaklar.
 
Sabit bir yatırım yapmadan, bilgisayar yada yazılım altyapısı kurmadan ve güncellemek zorunda olmadan, karşılıklı işlemlerini daha etkin ve düşün maliyetlerle yönetebileceklerdir. Buna "Hizmet Olarak Yazılım" yani  Software As A Service/SaaS diyoruz. 
 
Internet üzerinden erişilebilecek (web tabanlı) sistemlerin bilgi bankalarında yer alan on binlerce işletme ile alıcılar ve tedarikçiler birbirlerini saniyeler içinde bulabilecek, tanıyabilecek ve işbirlikleri için altyapı hazırlayabileceklerdir.
 
Böylece şirketler, ihtiyaçlarını hızlı, şeffaf, ekonomik şekilde teknolojiyi kullanarak tedarik edebilecekler, pazarlama ve satış operasyonlarını diğer şirketlerin satın alma operasyonlarıyla entegre edebileceklerdir.
 
Çok yakın gelecekte kimin ne sattığını görmek kadar kimin ne alacağını da görmek mümkün olacak. Size çok uzak bir işletmenin, ihtiyaçlarını karşılamak yaptığı elektronik ihaleden (eihale) haberdar olabilecek, ürünlerinizi/hizmetlerinizi ve firmanızı tanıtabilecek ve teklif verebilecek, ihaleye katılabileceksiniz. Diğer taraftan baktığınızda, mevcut tedarikçi portföyünüzü en az mevcutlar kadar güvenilir firmalarla kısa sürede genişletebilecek, daha rekabetçi koşullarda ve hızlıca ihtiyaçlarını tedarik edebileceksiniz.
 
Bu yazılanlar hayal mi ?
 
Değil.
 
Cevap; ihale.com.tr
 
Burada önemli olan soru şu;
 
Gelen dalganın önünde mi duracaksınız, arkanıza alıp ileri mi gideceksiniz.
 
Levent Burak Eribol